ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma, yalnızca Orta Doğu’yu değil, dünya genelini etkileyen ciddi sonuçlar doğuruyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, global enerji talebinin yaklaşık %20’sinin bu bölgeden geçmesi nedeniyle, petrol ve doğal gazda büyük bir kriz yaratmış durumda. Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, TGRT Haber'in canlı yayınına katılarak, uluslararası enerji piyasaları ve Türkiye ekonomisi üzerine çarpıcı yorumlar paylaştı.
Ergezen, Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ticaretindeki önemine işaret ederek, "Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün neredeyse %20’sini üstleniyor. Burada yaşanan gelişmeler son derece kritik." şeklinde konuştu.
Piyasalarda son dönemlerde gözlemlenen dalgalanmaların, büyük oranda savaş kaynaklı panik satışları ile tetiklendiğini belirten Ergezen, "Brent petrolün 120 dolara çıkması, tamamen panik halinden kaynaklanıyordu. Aslında 90 doları görmeyi bekliyorduk; ancak savaş durumunu fiyatlara yansıtmış durumdayız. Savaşın sona erebileceğine dair sinyaller, piyasalarda biraz gevşemeye sebep oldu." şeklinde ifadeler kullandı.
Piyasalardaki dalgalanmanın bir müddet daha sürmesi bekleniyor. Ergezen, "Zaman zaman ciddi hareketlenmeler ve kayıplar yaşadık. Ancak ilerleyen günlerde fiyatlarda dalgalanmalar devam edebilir. Fiyatlar üzerinde arzın sürekliliği nedeniyle 90 doları geçmemesi muhtemel." değerlendirmesinde bulundu.
Barış ihtimalinin fiyatlar üzerindeki etkisine de değinen Ergezen, "Eğer barış sağlanırsa, Brent petrol fiyatının tekrar 70 dolara düşeceğini öngörüyorum." dedi.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon ve para politikalarını da olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çeken Ergezen, bunun merkez bankalarının faiz kararları üzerinde de belirleyici bir rol oynayabileceğini söyledi. "Kısa vadede, 90 dolarlık fiyat önemli bir yüktür. Bu, enflasyonu etkileyecek ve merkez bankalarını faiz indirimleri konusunda da zorlayacaktır." ifadelerini kullandı.
SAVAŞ UZUN SÜRERSE PETROL FİYATLARI YENİDEN YÜKSELEBİLİR
Uzun süren bir savaş durumunda enerji piyasalarında yeni fiyat artışları görülebileceğini belirten Ergezen, mevcut depolama seviyelerinin sınırlı bir süre için yeterli olacağını vurguladı.
"Rezerv stoklarının ortalama bir ay idare edeceği yönünde tahminler var. Eğer savaş bir aydan uzun sürerse, fiyatların tekrar 90 doları aşmasını bekleyebiliriz." diyen Ergezen, üretim sürecindeki gelişmelerin de yakından izleneceğini ifade etti.
OPEC’in arttırma planlarının ve stratejik rezervlerin kısa vadede piyasalara rahatlama sağlayabileceğini belirten uzman, "Rezervlerin devreye girmesi, piyasaya hava katacak; ancak çatışmalar bir aydan fazlasını bulursa, bu rezervlerin yetersiz kalma olasılığı da mevcut." şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
ALTERNATİF YOLLARIN MALİYETLERİ YÜKSEK
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından öne çıkan alternatif geçiş yollarının maliyetleri, artırıcı bir etki yaratmakta. Ergezen, "Alternatif yollar mevcut; fakat burada kritik olan unsur maliyetlerdir. Özellikle sigorta ve taşımacılık maliyetleri artış gösteriyor. Ümit Burnu gibi alternatif rotalar, toplam maliyetleri ciddi biçimde artırmış durumda." dedi.
RUSYA AVANTAJLI BİR POZİSYONDA
Uzman Ergezen, bu süreçte Rusya’nın sağladığı avantajlardan bahsederek, "Petrol fiyatlarının yükselmesi, Rusya’yı stratejik bir noktaya taşıdı. Özellikle Çin ve Hindistan’a yönelik petrol satışları devam etmekte." diyerek, Avrupa’nın bu gelişmelerden ciddi oranda etkilendiğini ekledi.
TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK FIRSATLAR MEVCUT
Ergezen, bölgedeki gerilimlerin sona ermesi durumunda Türkiye’nin kıymetli fırsatlar yakalayacağını belirtirken, "Suriye, Irak ve İran gibi ülkelerdeki istikrar, hem ticaret hem de enerji yolları açısından Türkiye için önemli bir avantaj sağlayacaktır." şeklinde konuştu. Türkiye, aynı zamanda bölgesel yeniden yapılanma sürecinde belirleyici bir rol üstlenebilir.
Rusya-Ukrayna çatışmasının sona ermesi halinde Türkiye’nin özellikle sanayi sektörlerinde öne çıkacağına dikkat çeken Ergezen, "Demir-çelik sektörü gibi önemli alanlarda Türkiye bölgesel olarak büyük bir konum elde edebilir. Türkiye, kararlara etki edecek bir üs haline gelebilir." ifadelerini kullandı. Uzman, Türkiye’nin enerji ticaret yollarındaki konumunun, ekonomik açıdan önemli bir avantaj sağlayabileceğinin altını çizdi.